ŞİİRDE MÜZİK MÜZİKTE ŞİİR

Müzikte ve Şiirde En Çok Ortak Olan Unsur

Şiir ve müzik her zaman birbirleriyle çok yakın ilişki içinde olmuştur. Örneğin müzik öğrencilerin ritmik zekâlarını geliştirmelerine ve şiirdeki ritmi ve daha geniş anlamda dildeki ritmi fark etmelerine yardımcı olabilmektedir. Bu da, okumayı öğrenip akıcı okuyuculuk yeteneğini güçlendirme yönünde onlara önemli beceriler kazandırmaktadır. Diğer taraftan şiirin ses uyumu, ritim özellikleri olduğu için, kolaylıkla müzikle bütünleştirilebilmektedir. Dolayısıyla, şiirin ve müziğin en paylaştıkları en temel özellik ritimdir. Ritim aynı zamanda insan kültürünün her boyutunda yer almaktadır. Canlılar, kendilerinde ve çevrelerinde sürekli hareket kalıplarını deneyimlemektedir. Canlı bir varlığın kalp atışı, hem müzikte hem şiirde ritmin bu duygusunu evrensel olarak algılama yönünde doğuştan gelen bir yeteneği kazandırmaktadır. Şiir, aynı zamanda pek çok farklı ritim türlerini sunabilmektedir. Müzikte de geçerli olduğu üzere, şiirsel ifadeler, belirli vurgulanmış ve vurgulanmamış hecelerin oluşturduğu belirli kalıplar halinde yazılmaktadır. Kalıplar tekrar ettikçe ya da değiştikçe, dizeler arasında bir ritim oluşmaktadır. Bu bağlamda, bir şiirin okunma tonu rahatlıkla bir müzik bestesine benzetilebilir.

T.S. Eliot’un belirttiği gibi, şiir bir ormanda çalınan bir davulla başlayıp, vurmalı çalgının ve ritmin özünü koruyabilmesi bize müzik ve şiirin ritmik unsurlarıyla ebedi bağıntısını hatırlatmalıdır. Dizenin müzikalitesi, onun sayılabilir ritmi, kültür aktarımı ve sosyalleşme açısından hafızaya güçlü bir yardımcı olma işlevini görebilir. Ritmin sayılması, ip atlama tarzında tekrar eden uyaklar, oyunlara eşlik etmek için diğer türlü formüle edilmiş ritmi ölçülendirilmiş dil, reklam tekerlemeleri bizi, hayatta oluşumuzla, varlığımızı sürdürmemizle ve işleyen bedenlerimizin oluşuyla çok yakından ilişkili ilken algılarımıza götürebilmektedir.

Şarkı sözlerine ve türkülere yakından baktığımızda, pek çok şarkı sözünün bir türkü dörtlüğü olarak fark edilebilecek ortak bir ölçü tarzında yazılmış olduğu kolaylıkla görülebilecektir. Türküler yalnızca müzik olarak söylenebilen şiirler değildir. Diğer şarkı sözleri de bir şiir olarak kabul edilebilir. Diğer taraftan bazı şarkı sözleri geleneksel şiir yazma geleneği ile karşılaştırıldığında bazı bakımlardan farklı görülebilir. Yine de bu şarkı sözlerinin şiire tamamen yabancı olduğu anlamını taşımaz. Tam tersine, ortak özellikleri onları birbirleriyle yakından ilişkili hale getirmektedir.

Bu karşılıklı yakınlık Shakespeare ve Yeats dâhil pek çok şairin şiirinde oldukça belirgindir. Onlar şiirlerini müzik tiyatrolarında kullandılar ve onların şiirleri geniş izleyici kitlelerinin son derecede ilgisini çekti.

Müzikli Şiir

Şiirlerin şarkılar olarak müzikle birlikteliği sağlamak üzere yazılması gerekli değildir. Şiirler bir izleyici kitlesine müzik eşliğinde de okunabilir. Şiir okumanın müzik eşliğinde yapılması uygulaması Orta Çağ başlarına kadar gitse de, bu durum yirminci yüzyılda daha da gelişme göstermiştir. 1950’lerin Beat kuşağı şairleri, şiirlerin kahvehanelerde ya da bir caz kulübünde, çoğunlukla da caz eşliğinde resmi olmayan ortamlarda okunup dinlenmesi fikrini desteklemiştir. “Uluma” adlı şiirin şairi Allen Ginsberg, farklı türdeki şiirlerin ve müziğin kullanılmasına ve birbirini etkilemesine izin vermenin sonuçlarını ciddi şekilde keşfeden bir Beat kuşağı şairidir.

Bir Mecaz Olarak Müzik

Müzik bir şarkıda olduğu gibi bir şiirin parçası değilken ya da şiirin duyulduğu ortamın arka fonu olarak da kullanılmıyorken ne olmaktadır? Bazen müzik yalnızca bir benzeşim ya da mecaz, işittiğimizi hayal etmemizin istendiği bir hayalet olabilir.

Müzik aynı zamanda diğer bir biçiminde bir şarkı olmayan bir şiirde bir yankıyı ya da anıyı temsil edebilir.

Müzik Şiir Midir?

Şarkı sözleri eklendiği zaman, müzikten bir hikâye ortaya çıkmaktadır. Şiir müzik gibi, insan duygularının ifadesine izin vermek için vardır ve çoğu zaman insanlar ifadesi zor olan ortak duyguları anlayarak müzik ya da şiir aracılığıyla birbirleriyle bağlantı kurabilirler. Şiir, “yoğun, etkileyici deneyim” olarak tanımlanabilir.

Müzik ile şiir arasındaki ayrım, müzikte sözcükler olmadan şarkı söylenebilmesine karşın sözcükleri olmayan bir şiirin de henüz yazılmamış olmasıdır.

Sonuç

Müziğin dili bütün kültürler tarafından anlaşılmaktadır. Bütün kültürler müziği ve şiiri iletişim kurmak için kullanmaktadır ve müzik ile şiirin sesleri ve uyakları çoğu zaman kültürel sınırları aşmaktadır. Müziğin ve şiirin ortak özellikleri dikkate alındığında bu ikili, insan uygarlığının birbirlerini anlaması, yaratması, etkileşim içinde olması, gelecek kuşaklar için ortak kültürel mirası oluşturması ve bu gezegende daha anlamlı bir şekilde varlığımızı sürdürmemiz için çok güçlü bir aracı bize sunma potansiyeline sahiptir.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir